9. Eğitim Değişim Semineri

“Değişimi yönetmek için değişimi anlamalısınız.”

E-DER Eğitim ve Değişim Derneği – İstanbul Medipol Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen Eğitim Değişim Seminerleri’nin dokuzuncusu İstanbul Medipol Üniversitesi Kavacık Güney Yerleşkesinde yapıldı. 13 Mayıs 2018 Pazar günü “EĞİTİMDE BÜTÜNSELLİK VE İLİŞKİSELLİK” başlığı ile gerçekleşen seminerin konuşmacısı, SETA Eğitim ve Sosyal Politikalar Direktörü, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla ARKAN oldu. Program E-DER Eğitim ve Değişim Derneği’nin www.facebook.com/egitimvedegisim hesabından da canlı olarak yayınlandı.

E-DER Yön. Kur. Bşk. Ali KOCADAYI’nın selamlama konuşmasıyla başlayan seminer; akademisyenlerin, çeşitli branşlardan öğretmenlerin, sendikaların ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ve katılımı ile gerçekleşti.

Programın detayına ulaşmak için

👉 TIKLAYINIZ

Programın video kaydını izlemek için

👉 TIKLAYINIZ

EĞİTİMDE BÜTÜNSELLİK VE İLİŞKİSELLİK / HABER METNİ

EĞİTİM DEĞİŞİM SEMİNERLERİNİN DOKUZUNCUSU DÜZENLENDİ

 “Değişimi yönetmek için değişimi anlamalısınız.”

E-DER Eğitim ve Değişim Derneği – İstanbul Medipol Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen Eğitim Değişim Seminerleri’nin dokuzuncusu İstanbul Medipol Üniversitesi Kavacık Güney Yerleşkesinde yapıldı. 13 Mayıs 2018 Pazar günü “EĞİTİMDE BÜTÜNSELLİK VE İLİŞKİSELLİK” başlığı ile gerçekleşen seminerin konuşmacısı, SETA Eğitim ve Sosyal Politikalar Direktörü, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla ARKAN oldu. Program E-DER Eğitim ve Değişim Derneği’nin www.facebook.com/egitimvedegisim hesabından da canlı olarak yayınlandı.

E-DER Yön. Kur. Bşk. Ali KOCADAYI’nın selamlama konuşmasıyla başlayan seminer; akademisyenlerin, çeşitli branşlardan öğretmenlerin, sendikaların ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ve katılımı ile gerçekleşti.

Katılımcıları selamlayan E-DER Yön. Kur. Bşk. Ali KOCADAYI:

“Eğitim sahasının konuları ve problemleri günümüz dünyasını meşgul eden önemli gündemler haline geldi. Artık “3-E” olarak da tarif edilen “enerji, ekonomi ve eğitim” ülkelerin yerküredeki güçlerini ölçmeye yarayan en önemli parametreler oldu. Eğitimin enerji ve ekonomiye oranla bir üstünlüğü vardır. Bunun en temel nedeni belki de eğitim tarihinin insanlık tarihiyle yaşıt olması. İnsanoğlu ilk insandan beri öğrenmiş, eğitilmiş. Dünya var oldukça, yerkürede hayat devam ettikçe eğitim de varlığını devam ettirecektir. Bu yüzden diyoruz ki eğitim problemlerini çözememiş hiçbir millet, hiçbir sorununu çözememiştir. Eğitim problemlerini çözememiş bir milletin ekonomide, enerjide, sanayide, turizmde ve diğer alanlarda en ileri noktalara gitmesi söz konusu olamaz.”

“Maddi ve manevi kalkınma ve ilerlemenin olmazsa olmaz şartı teoride doğru hazırlanmış, pratikte de iyi uygulanmış bir eğitim sistemidir. Adalet, eşitlik, hak, özgürlük, hukuk gibi evrensel prensiplerin yanı sıra ahlak, erdem ve hikmet gibi değerlerin de toplum tarafından benimsenmesi yine eğitim aracılığıyla, eğitim sayesinde olacaktır.”

“E-DER Eğitim ve Değişim Derneğimiz eğitim öğretim alanındaki problemlerin tespiti, tasnifi ve bu problemlere ilişkin çözüm önerileri ortaya koymak için kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz bu noktada, sahada çalışan öğretmenlerimizin, eğitimcilerimizin gözlem ve deneyimlerini, akademik dünyamızın bakış açısıyla aynı düzlemde buluşturmayı bir prensip haline getirmiştir.”

“Henüz 2014 yılında kurulmuş, tabiri caizse çiçeği burnunda bir dernek diyebileceğimiz E-DER Eğitim ve Değişim Derneğimiz, İstanbul ve Anadolu’da düzenlediği etkinlikler, seminer, panel, çalıştay ve konferans gibi programlarla eğitim problemlerinin çözümüne yönelik katkıda bulunmuş, eğitimin çeşitli konularında hazırladığı çalışmaları rapor halinde Milli Eğitim Bakanlığımıza sunmuştur. İçinde bulunduğumuz eğitim-öğretim döneminde İstanbul’daki çalışmalarımızın yanı sıra Ankara, Kocaeli, Ordu, Bursa, Denizli, Giresun gibi yurdumuzun dört bir tarafında temsilcilerimizin gayretleriyle geniş katılımlı faaliyetler düzenlenmiştir. Geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da düzenlediğimiz temsilciler toplantımıza 40 değişik ilden gelen temsilci arkadaşlarımızla önümüzdeki yılın planlamasına şimdiden başlamış durumdayız. Yine içinde bulunduğumuz eğitim öğretim dönemine ilişkin faaliyetlerimiz önümüzdeki ay, yani haziran ayı içerisinde çıkacak ilk sayısıyla yayın hayatına başlayacak olan “Eğitim ve Değişim Dergimiz” ile inşallah taçlanmış olacaktır. Akademik Perspektif Derneğimiz işbirliğinde beğeniye sunacağımız dergimizin uluslararası akademik, bilimsel ve hakemli dergi hüviyetiyle sahaya yenilikler getirmesini, şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

“Eğitim ve Değişim Dergimizin çıkmasına katkıda bulunan, bu konuda ortak hareket ettiğimiz Akademik Perspektif Derneğimize, Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Dekanı Sayın Profesör Doktor Mehmet Sarıbıyık Hocamıza ve yönetimine çok teşekkür ediyorum. Derneğimiz için çok önemli bir aşama oldu bu hakemli dergi…”

“Ayrıca 2-4 Kasım 2018 tarihlerinde İstanbul Medipol Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi Akademik Perspektif Derneği ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirmeyi planladığımız uluslararası “Eğitim ve Değişim Sempozyumu” inşallah yine Medipol Üniversitemizin ev sahipliğinde planlandı.” dedi ve sözlerini katılımcılara teşekkür ederek sonlandırdı.

Seminere konuşmacı olarak katılan SETA Eğitim ve Sosyal Politikalar Direktörü, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla ARKAN “EĞİTİMDE BÜTÜNSELLİK VE İLİŞKİSELLİK” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Konuşmasına E-DER yönetimine teşekkür edip katılımcıları selamlayarak başlayan ARKAN, sözlerine klasik eğitim yaklaşımıyla modern eğitim yaklaşımı arasındaki ilişkiye değinerek başladı. Eğitimdeki ana unsurlarının neler olduğunu ifade eden ARKAN değişim kelimesine vurgu yaparak,

“Değişim, 17. yy.dan itibaren en temel kavram… Değişim kavramı aslında bir ideoloji değil ya da bir ütopya da değildir. Yaşadığımız gerçeklik ve çok duru kavramlar üzerinden gidecek olursak değişim; bilim, teknoloji, sanayi ve yaşamın bütün formlarının değişmesi anlamına gelir. Değişim kelimesi bu anlamda aslında bu kadar basit bir kavram halini almaktadır. Son girdiğimiz yüzyılda eklenen “bilgi teknolojileri” sayesinde de değişimin hızına olan etki ön plana çıkmaktadır.”

“Biz ‘değişim’ kavramıyla aslında 17. yy.dan itibaren tanışıyoruz ama bugün için ise tartıştığımız şey değişimin hızı… Yani değişim zaten var ve hızlı bir şekilde oluyor. Artık ivme son derece artmış durumda. Bununda sebebi çok net: bilgi teknolojileri. Yani insanın yapabilme, düşünebilme kapasitesi, yapay zeka uygulamaları ve bize kattığı katkılar ile müthiş derecede arttırılmış durumda. Değişimi yönetmek için değişimi anlamalısınız.” dedi ve değişimin hızına atıfta bulundu. Kuşaklar arası eğitim farklılıklarına da değinerek eğitim üzerindeki etkilerini anlatan ARKAN: “Geçmiş kuşaklarda eğitim; önce işitme sonra görme, yeni kuşaklarda ise görme ve dokunma, yani dokunmatik öğrenme şeklinde, tıpkı tabletler gibi oluyor.” dedi.

Sözlerinin devamında Türkiye’nin eğitim sorunlarına değindi: “İyilik, adalet, erdem, güzellik, sabır ve çalışkanlık gibi değerleri hedeflemeyen bir eğitim sistemi başarılı olamaz. Eğitim sistemi ile ilgili ilk olarak amaçlar önem arz eder. İkincisi eğitim programı ve müfredattır. Üçüncüsü de ölçme ve değerlendirme sistemidir. Öğrenci, öğretmen ve yönetici faktörleri ile eğitim sistemi kurulur.” dedi

Eğitimin amaçları bakımından en önemli iki amacından bahseden ARKAN şunları ifade etti: “Eğitimde en önemli şeyler, analitik beceriler ve iletişim becerileridir. Sabır, digergamlık, empati çok önemli kavramlardır. Bir kişinin analitik becerileri, yani bir olayı sebep sonuç ilişkileri içinde anlaması çok iyi olabilir ama iletişim becerisi zayıfsa bu büyük bir eksikliktir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Programın devamında soru-cevap bölümüne geçildi. Prof. Dr. Atilla ARKAN salondaki katılımcıların ve programı canlı yayından takip edenlerin sorularını cevaplandırdı. Ardından plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile program sona erdi.

Programı izlemek için TIKLAYINIZ

PROGRAMA AİT KISA VİDEOLARI İZLEYEBİLİRSİNİZ 👇

Öğretmenlik mesleği sanattır

Öğretmenlik dört senenin sonunda biten bir şey değil